İçeriğe geç

Katarakt Ameliyatı — Antalya

Katarakt, göz içindeki doğal merceğin saydamlığını kademeli olarak yitirmesiyle ortaya çıkan ve ileri yaşta görme kaybının en sık nedenlerinden biri olan bir durumdur. Bu sayfada kataraktın ne olduğunu, türlerini, tanı ve tedavi sürecini hekim bakış açısıyla ele alıyoruz.

Yazan ve tıbbi olarak inceleyen: Op. Dr. Ferşat Muhacir, FEBOphthSon güncelleme: 27 Temmuz 2026

Katarakt Nedir?

Göz merceği, kornea ile birlikte gelen ışığı retina üzerine odaklayan saydam bir yapıdır. Bu mercek, büyük ölçüde kristalin adı verilen özel proteinlerden oluşur; bu proteinler düzenli bir ağ oluşturarak merceğin hem saydamlığını hem de kırıcılığını sağlar. Katarakt, bu kristalin proteinlerin yapısının zamanla bozulması, kümeleşmesi ve ışığı düzensiz biçimde saçar hale gelmesi sonucunda ortaya çıkan bir bulanıklaşma sürecidir.

Bu değişim genellikle yavaş ve sinsi ilerler; ilk aşamalarda hasta çoğu zaman farkına bile varmaz. Zamanla mercek sararmaya, sertleşmeye ve ışığı geçirme kapasitesini kaybetmeye başlar. Sonuç olarak retinaya ulaşan görüntü bulanıklaşır, kontrast azalır ve renkler solgunlaşabilir. Katarakt tek bir hastalık değil, merceğin farklı katmanlarını etkileyebilen ve farklı klinik seyirler gösteren bir grup değişikliği tanımlar.

Katarakt Türleri

Katarakt, merceğin hangi tabakasının etkilendiğine göre üç ana grupta incelenir: nükleer sklerotik, kortikal ve arka subkapsüler katarakt. Bu üç tür farklı hızlarda ilerleyebilir ve hastada farklı yakınmalara yol açabilir; bir kişide birden fazla tür bir arada da görülebilir.

Nükleer sklerotik katarakt, merceğin merkezindeki çekirdek bölgesinin sertleşip sararmasıyla oluşur ve genellikle yavaş ilerler; uzağı görmede bulanıklık ön planda olabilir. Kortikal katarakt, merceğin dış kabuğunda tekerlek istavrozu benzeri opasiteler şeklinde başlar ve özellikle parlak ışıkta kamaşmaya yol açar. Arka subkapsüler katarakt ise merceğin arka yüzeyinin hemen altında yerleşir; boyutu küçük olsa da görme ekseni üzerinde bulunduğu için parlamaya ve yakın görmede erken dönemde belirgin bozulmaya neden olur, genellikle daha genç yaşta ve daha hızlı ilerler.

TürYerleşimTipik belirtiİlerleme hızı
Nükleer sklerotikMerceğin merkezi (çekirdek)Uzak görmede bulanıklık, sararmaYavaş, yıllar içinde
KortikalMerceğin dış kabuğuParlak ışıkta kamaşma, kontrast kaybıDeğişken
Arka subkapsülerArka kapsülün hemen önüParlama, yakın görmede erken bozulmaGörece hızlı
Katarakt türlerinin karşılaştırılması

Katarakt Belirtileri

Katarakt belirtileri hastalığın türüne ve evresine göre değişmekle birlikte en sık bulanık veya sisli görme, gece sürüşünde farlardan kamaşma, renklerin solgunlaşması, tek gözde çift görme ve sık gözlük numarası değişikliği şeklinde ortaya çıkar. Belirtiler başlangıçta hafif olabileceğinden hastalar bu değişiklikleri uzun süre fark etmeyebilir.

Katarakt belirtilerini detaylı inceleyinBelirtilerin evrelere göre nasıl ilerlediğini ve hangi bulguların hekime başvuru gerektirdiğini bu sayfada bulabilirsiniz.

Katarakt Nedenleri ve Risk Faktörleri

Katarakt gelişiminde en önemli faktör ileri yaştır; ancak diyabet, uzun süreli kortikosteroid kullanımı, göz travması, aşırı ultraviyole maruziyeti, sigara kullanımı ve bazı genetik yatkınlıklar da katarakt oluşumunu hızlandırabilir. Nadiren doğuştan veya çocukluk çağında da katarakt görülebilir.

Katarakt nedenlerini ve risk faktörlerini inceleyinYaşa bağlı olmayan katarakt nedenleri ve önlenebilir risk faktörleri hakkında ayrıntılı bilgi bu sayfada yer almaktadır.

Katarakt Tanısı Nasıl Konur?

Katarakt tanısı, kapsamlı bir göz muayenesi ile konur. Muayenede önce görme keskinliği ölçülür, ardından biyomikroskopi (yarık lamba) ile merceğin saydamlığı ve opasitenin yerleşimi değerlendirilir. Göz içi basıncının ölçülmesi ve pupilla genişletilerek yapılan dilate fundus muayenesi, kataraktın eşlik edebileceği retina veya optik sinir sorunlarının dışlanması açısından önemlidir.

Ameliyat kararı verildiğinde, doğru göz içi mercek gücünün hesaplanması için ileri ölçümlere geçilir. HAAG-STREIT Lenstar cihazı ile optik biyometri yapılarak gözün eksenel uzunluğu ve kornea eğrilikleri yüksek hassasiyetle ölçülür; KERATRON SCOUT topografi cihazı kornea yüzey düzensizliklerini haritalandırır. Optovue OCT ise makula ve retina tabakalarının ayrıntılı görüntülenmesini sağlayarak katarakt dışında görmeyi etkileyebilecek ek patolojilerin saptanmasına yardımcı olur.

Kliniğimizin tanı ve cerrahi donanımını inceleyin

Ameliyat Ne Zaman Gerekir?

Geçmişte yaygın olan 'katarakt olgunlaşana kadar beklenmeli' yaklaşımı günümüz oftalmoloji pratiğinde geçerliliğini yitirmiştir. Ameliyat kararı, merceğin belirli bir olgunluk derecesine ulaşmasından ziyade, kataraktın hastanın günlük yaşamını, okuma, araç kullanma, iş yapabilme ve bağımsızlığını ne ölçüde etkilediğine bakılarak verilir.

Kataraktın ilerlemesine izin vermenin bir avantajı yoktur; aksine, aşırı olgunlaşmış (matür) katarakt, mercek maddesinin sertleşmesi ve kapsül yapısının zayıflaması nedeniyle cerrahiyi teknik olarak zorlaştırabilir ve komplikasyon riskini artırabilir. Bu nedenle belirtiler günlük yaşamı etkilemeye başladığında hekimle ameliyat zamanlaması konusunda görüşülmesi önerilir.

Fako Yöntemiyle Katarakt Ameliyatı

Günümüzde katarakt ameliyatlarının büyük çoğunluğu fakoemülsifikasyon (fako) yöntemiyle gerçekleştirilir. Bu yöntemde, çok küçük bir kesiden girilerek ultrasonik enerjiyle bulanıklaşmış mercek parçalanır ve aspire edilir; ardından yerine katlanabilir bir göz içi mercek yerleştirilir.

Fako yöntemi hakkında ayrıntılı bilgi alınFakoemülsifikasyon tekniğinin aşamaları ve diğer yöntemlerden farkı bu sayfada anlatılmaktadır.

Göz İçi Mercek Seçimi

Katarakt ameliyatında çıkarılan doğal merceğin yerine kalıcı bir göz içi mercek (GİM) yerleştirilir. Bu merceklerin farklı optik tasarımları, hastanın günlük yaşam ihtiyaçlarına göre değerlendirilir. Monofokal mercekler tek bir uzaklığa (genellikle uzak) net görme sağlarken, torik mercekler ek olarak korneadaki düzensiz astigmatizmayı da düzeltmeyi hedefler. EDOF (genişletilmiş odak derinliği) ve trifokal mercekler ise uzak, ara ve yakın mesafelerde görmeyi bir arada sağlamayı amaçlayan çok odaklı tasarımlardır.

Mercek türüOdak özelliğiDeğerlendirilen durum
MonofokalTek uzaklık (genellikle uzak)Standart katarakt cerrahisi
TorikTek uzaklık + astigmatizma düzeltmesiBelirgin kornea astigmatizması
EDOFUzatılmış odak derinliğiUzak-ara mesafe önceliği
TrifokalUzak, ara ve yakınÇok mesafeli görme isteği
Göz içi mercek türleri
Akıllı mercek (multifokal/EDOF) seçenekleri hakkında bilgi alınHangi mercek türünün hangi göz yapısına ve yaşam tarzına uygun olabileceği hekim muayenesiyle belirlenir.

Ameliyat Öncesi ve Sonrası Süreç

Katarakt ameliyatı öncesinde ayrıntılı biyometrik ölçümler yapılır, kullanılan ilaçlar gözden geçirilir ve hastaya ameliyat günü ile ilgili bilgi verilir. Ameliyat sonrasında ise düzenli damla kullanımı, göze travmadan kaçınma ve belirli aralıklarla kontrol muayeneleri iyileşme sürecinin önemli parçalarıdır.

Ameliyat öncesi hazırlık sürecini inceleyinAmeliyat sonrası iyileşme sürecini inceleyin

Olası Riskler ve Komplikasyonlar

Katarakt cerrahisi oftalmolojide en sık uygulanan ve genel olarak güvenilir kabul edilen ameliyatlardan biri olmakla birlikte, her cerrahi girişimde olduğu gibi belirli riskler taşır. Bunlar arasında arka kapsül yırtılması, kistoid maküla ödemi, geçici veya kalıcı göz içi basınç yükselmesi, kornea ödemi, retina dekolmanı ve çok nadir görülen ama ciddi bir komplikasyon olan endoftalmi (göz içi enfeksiyonu) sayılabilir.

Bu komplikasyonların çoğu erken tanı ve zamanında müdahale ile yönetilebilir. Ameliyat öncesi ayrıntılı değerlendirme ve ameliyat sonrası düzenli kontroller, olası sorunların erken fark edilmesi açısından önem taşır.

Katarakt ve Diğer Göz Hastalıklarıyla Birliktelik

Katarakt sıklıkla tek başına değil, diğer göz hastalıklarıyla birlikte görülebilir. Glokom hastalarında hem göz içi basıncının hem de kataraktın birlikte yönetilmesi gerekebilir; bazı durumlarda katarakt cerrahisi glokom tedavisiyle eş zamanlı planlanabilir. Diyabetik retinopatisi olan hastalarda katarakt cerrahisi öncesinde retina durumunun değerlendirilmesi, ameliyat sonrası görme sonucunun doğru öngörülebilmesi açısından önemlidir.

Sarı nokta (maküla) hastalığı bulunan hastalarda ise katarakt, mevcut görme kaybını daha da belirginleştirebilir; bu nedenle ameliyat öncesi OCT ile maküla değerlendirmesi yapılması, hem cerrahi planlama hem de hastanın ameliyat sonrası beklenti yönetimi için önerilir.

Antalya'da Katarakt Cerrahisi Süreci

Katarakt değerlendirmesi, ayrıntılı bir göz muayenesi ve gerekli görüntüleme tetkikleriyle başlar. Ameliyata karar verildiğinde HAAG-STREIT Lenstar ile optik biyometri, KERATRON SCOUT ile kornea topografisi ve gerekli görülen hastalarda OPTOVUE OCT ile retina değerlendirmesi yapılarak göz içi mercek hesaplaması tamamlanır. Ameliyat sonrası takipte gerektiğinde ZEISS Humphrey görme alanı ve KOWA fundus kamera gibi cihazlardan da yararlanılır.

Antalya'nın uluslararası hasta profiline sahip bir şehir olması nedeniyle, muayene ve bilgilendirme süreçlerinde farklı dillerde iletişim desteği sağlanabilmektedir. Ameliyat sonrası kontrol randevuları ve iletişim bilgileri için klinikle doğrudan görüşülebilir.

Muayene ve randevu için iletişime geçin

Sık Sorulan Sorular

İlgili sayfalar

Kaynakça

Bu sayfadaki bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hekim muayenesinin yerine geçmez. Tedavi kararı kişiye özeldir ve muayene sonrası verilir.

Muayene ve değerlendirme randevusu

Göz sağlığınızla ilgili sorularınızı Op. Dr. Ferşat Muhacir ile değerlendirebilirsiniz. Muayene sonrası size özel bilgilendirme yapılır.